4 Nisan 2009

EL Kızı...

"hiç kimsenin yağmurun bile, böyle küçük elleri yoktu"

sıradan bir ders çıkışı ve
mecidiyeköy arabası.
sıradan bir adam, sıradan bir kalabalık...
sırrı mahfuz bir an için kalem tutuyor,
sırdan bir el kızına yazıyorum.
Otobüsteyim
kalabalık denemeyecek kadar ,
kalabalık bir otobüste.
istanbul şartlarında tabi!
curucuna şehir istanbul.
yanımda güzel bir kadın,
yüzüne bakamadığım kadar
ellerine bakıyorum,
yüzünü merak edip.
ama ellerinden alamıyorum gözlerimi.
uzuvların evlenmesini yaşıyorum.
gözlerim ellerine aşık oldu el kızı.
artık yüzünü merak etmiyorum.
bakabildiğim
tek uzvun ellerin belki,
ama sesini de duymuşluğum var.
sırdan bir kadının sıradan sesi!
sesini duymak yerine
ellerini tutmuşluğum olsun istedim bir an...
sesini duymayı ben seçmemiştim çünkü.
pardon ben elinizi tutsam?
efendim?
gözlerim ellerime baktı, otobüs durdu...
gördüğüm artık son duraktı.
büyü bozuldu, yüzüne baktım.
yüzünde ellerin vardı.
küçücük ellerin dünya kadardı.
Ellerinle tanışmak güzeldi
El kızı....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder