26 Ocak 2010

Teferruatlar, Hakikatler...

teferrruat! hakikati gizleme artık
ne yaparsan yap, batmak isterse gemi sen durduramazsın
atılan kurşun varmadan kurbanına
kurtaramazsın istemezse, kurban olduğunu kabullenmez ki..
ama bırak düşsün, bırak vurulsun...
hem belki de düşmez, belki de vurulmaz.
belki de atılan kuşun değildir ve belki de bastığı zemin sağlamdır.
belki bu sefer yanılmamaktadır... belki!
anlıyorum korkuyorsun,
kork tabi, incinsin istemiyorsun belli.
kızgınsın da
hatta biraz da kırgınsın sanki.
bu sefer, bu sefer olmaz, bu sefer izin vermem der gibisin.
haddini bil!
hem ya korktuğun gibi değilse
ya aklı başındayasa
ama tetikte ol, düşerse diye,
o kalkamaz, olsun sen kaldıracaksın
o anlamazsa sen anlatacaksın...
sen varsın o da.
iy ki de var.
düşünme artık.
biliyorum,
şöyle okkalı bir yumruk borcun var
biliyorum hatta yumruk da yetmez bir kaç tekme de olsa.
ama
o var
sevmek zorunda da değilsin. saygı? sen bilrisin ama bırak!
bırak o sevsin
hem zaten siz birbirinizin nelerine katlanmaktasınız bir düşün,
ortak noktalarınız var var da, ya çatışan düşünceleriniz?
sen A isen o Z.
peki o zaman sonuç:
bunu onun sevmediğin ama onun parçası olan, fakat hiç açmadığınız kapalı kutular gibi düşün. Şimdilik açmayıver kuzum. Şimdilik.
Durduğun yeri bil
Herşey ne kadar karşıda da dursa,
O sensin sen de o.
Ayırma,
Ne varsa aslında sevmediğin onda,
yitiryorsa önemini duyduğun sevgi karşısında
salla o zaman,
hem bu duyduğun kin bile onun kılına zarar gelir korkusundan, yani aslında yine o sevgiden değil mi?
rahatla madem.
sarıl sımsıkı
bırakma
o sensin
sen de o
anla, dik dur, dik tut, bükülmesin çözülmesin
aklı havdaysa onun yerine sen bak, ışık ol yoluna
unutma o sensin...
.....

deneme, yanılma, denemeden yanılma, koklamadan sarılma, bayılmadan ayılma...

can sıkıntısı
yazma takıntısı
gece tıkıntısı
uyku mıymıntısı
uyu fısıltısı duydu birden.
kulak pası
ölü yası
hayvan kası
sefer tası
kadının hası
erkeğin alası
salağın daniskası
yazının turası
uyuzun bababsı
kaçın kurası
bu da baş belası
umumi helası
evin terası
aşk budalası
hint fukarası tut elinden.
saçmaladık
atlamadık
sallandık
dallanmadık
hallandık
kollanmadık
yalandık
yalamadık
cemiyetten
kovulmadık
harbiden
yorulmadık
istifaya
sarılmadık
bin bilirdik bilmesine
bir bilenden gocunmadık
sorgu süal ede durun
suallerden usanmadık
yılgın kalbin kapısını
şu kışlanın yapısını
bir gün olsun zorlamadık
denizde kum sizde yara
yok vallaha kaşımadık
tatlı tatlı gülse bile
paraya da satılmadık
sağ elimiz kaşındı hep
solu cepten çıkarmadık
yalan dolan işlere de
billahi biz dolanmadık
sorduk sarı çiçeğe de
cevabına aldırmadık
sevmediğimiz yaratılan var da
yaradandan ağlamadık
sert durduk acı çektik
ama nasır bağlamadık...